Yavuzyılmaz : Çözüm değil yıkım önerisi!

6 Ekim 2019 Pazar 22:40

Haber Merkezi

Yavuzyılmaz : Çözüm değil yıkım önerisi!

Zonguldak’ta yapımı sürüncemeli bir süreç alan 400 Yataklı Atatürk Devlet Hastanesi’nin inşaatı devam ederken, inşaatın projesinde hasta ve hasta yakınları için bir otopark alanının olmadığı ortaya çıktı. Konuya ilişkin Ak Parti kanadından gelen, 'hastane inşaatı yanındaki Kız Meslek Lisesi’nin yıkılarak otopark yapılması önerisi', kamuoyunda ve siyaset kanadında tartışmaları alevlendirdi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Ak Parti kanadından gelen 'Kız Meslek Lisesinin otopark yapılması amacıyla yıkılabileceğine yönelik yaklaşımlara' istinaden “Çözüm değil yıkım önerisi” diyerek eleştirilerde bulundu.

Yavuzyılmaz açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

"Hatalarını Zonguldak halkına ödetmesinler"

"Şehrimize, daha büyük yatak kapasitesi ve daha fazla yoğun bakım ünitesi gibi geniş imkânlarıyla hizmet vermesi umuduyla yapımının bitmesi beklenen, Atatürk Devlet Hastanesi ilave binası inşaatı devam ederken, hastanenin projesinde hasta ve hasta yakınları için bir otopark alanının olmadığı gerçeği ile karşı karşıyayız. Oysa yapımı öncesinde, hastanenin ihalesinin iktidar partisinin sıkı takipleri ile sonuçlandığı, sağlık bakanlığının sağlık alanındaki yeni teknolojik gelişmeleri dikkate alınarak tadilat projenin yeniden kurgulandığı müjdeleri yetkililerince verilmekte idi. Mevcut yönetmelikler bırakın hastaneyi, yeni yapılan konutlarda bile belirli ölçülerde otoparkın yapılmasını zorunlu hale getiriyor. Yeni yapılan binada otopark ihtiyacı parselin kendi bünyesinden karşılananıp, prosedürler aşılabilecekken, Ak Partili Siyasetçilerin bu ihmale yaklaşımı 'kaş yaparken göz çıkartan' bir tarzda oldu ne yazık ki. Zonguldak'ın tarihi ve hafızası olan bir mimari yapıyı, daha önemlisi 'bir okulu yıkmak' düşüncesi elbette kabul edilemez. Bu tuhaf hatalarını Zonguldak halkına ödetmesinler!

"Kız Meslek Lisesi Zonguldak'ın hafızasıdır, rantçı anlayışa teslim etmeyeceğiz!"

Diğer yandan gelelim, Kız Meslek Lisesi olarak bilinen, Yayla Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin, sadece bu kıymetli okulda okuyanlar, mezun olanlar için değil, her bir Zonguldaklı için ne kadar büyük bir önem ve anlam taşıdığına. 1940 yılında, dönemin valisinin girişimleri ile 'Akşam Kız Sanat Okulu' adıyla o zamanki Hükümet meydanında başlayan öğretim hayatına, farklı binalarda devam etmiş, 1964 yılında, Cumhuriyet döneminin ilk kadın mimarından, Yaprak hanım tarafından, adeta insanı kucaklayan 'yay' şeklinde tasarlanmış olan şimdiki binasına taşınmıştır. Kız Meslek Lisesi, Cumhuriyet kadınının, gücünün, emeğinin, çalışkanlığının ve toplum hayatında söz sahibi olmasının sembolü olmuştur. Zonguldak'ın adı anıldığında, aklımıza gelen ilk resimlerden, kentin kimliğini bize yansıtan en önemli tarihi yapılardan birisidir. Bizlerin görevi, yıllardır bu ülkeye hizmet etmiş on binlerce kız öğrencimizi yetiştirmiş olan çağdaş eğitim kurumlarımızı ve kültürel miras olarak tanımladığımız, halen her köşesinde yetiştirdiği öğrencilerin izlerini taşıyan tarihi nitelikteki binalarımızı korumak, geliştirmek ve bizden sonraki nesiller için varlıklarının devamlılığını sağlamaktır.

Kız Meslek Lisesi, kentin bir mimarlık ürünü olup kent kültürünün bir parçasıdır. Bu yapı da tıpkı diğer sembol değerindeki yapılarımız gibi varlığı ile geçmişimizi ve geleceğimizi aydınlatmaya devam etmelidir. İçinde bulunduğumuz çağda, Zonguldaklının gönlünde taht kurmuş, toplumu aydınlatmaya devam etmekte olan, üstelik inşa açıdan sapasağlam ve mimari açıdan tarihi estetikle donanmış bir okulu yıkıp yerine otopark yapmak düşüncesi kadar talancı ve rantçı bir anlayış olamaz!

"Daha dün Öğrenciler okulları olmadığı için yürüdüler"

Okul yokluğu nedeniyle ikili öğretim yapılmak zorunda bırakılan, yaşadıkları mağduriyetler için kentte yürüyüş düzenleyen, Gökçebey Ortaokulu öğrenci ve velilerinin henüz sorunları çözülmeden, Zonguldak'ta başka bir okulumuzun yıkılması, öğrencilerinin farklı okullara taşınması konularını gündeme getirmek dahi kamuoyunu rahatsız eder. Birleştirilen okullardaki öğrenci, veli ve öğretmenlerinin yaşadıkları sorunlar ortadadır. ikili eğitim sisteminin, öğrencilerin yetersiz beslenmelerinden, ders saatlerindeki artışa, teneffüslerin kısalmasından, okula karanlık saatlerde girilip, çıkılmasına dek birçok sakıncası, bakanlığın kendi araştırma ve raporlarıyla kanıtlanmışken, öğrencilerin İkili öğretime yönlendirilmesi doğru değildir.

"Hastanesi var otoparkı yok"

Kentimizde izahı zor imkansızlıklara, ulusal basın 'Havaalanı var uçağı yok, demiryolu var treni yok, denizi var vapuru yok' diyerek dikkat çekmiş; haber yerel ve ulusal kamuoyunun gündeminde yer almıştı. Çok şükür yoğun mücadeleler ile uçak sorununu çözdük, ancak şimdi bu tekerlemeye 'hastanesi var otoparkı yok' eklenmemeli. Geçmişten gelen sorunlarımızı çözmek için, enerjimizi sarf etme çabasında olmak varken, çözüm noktasındaki adımları eksik atmanın izahı yoktur. Bu sorun ve yaklaşımlar, tek kelimeyle traji-komiktir. Bizi dünyaya daha fazla utandırmaya da kimsenin hakkı yoktur.

'Ben yaptım oldu' anlayışı dönemi bitti!

Atatürk Devlet Hastanesi'nin yaşadığı otopark sorununa da çözüm olabilecek, ek inşaat, 51.758 m2 lik bu alanı kaplamaktadır. Yeni binanın mevcut hastane alanına eklenmesi ile tesisin standart değeri yükselerek, otopark sorununun da kalıcı olarak çözülebilmesinin imkanı vardı. Ancak yapılan inşaat, otopark sorununu daha da büyütüp, yetersiz otopark arzı nedeniyle hastanenin nitelik ve niceliksel özelliklerine olumsuz etkilerde bulunacaktır. Gelinen noktada rasyonel ve kalıcı çözüm üretmek zaruridir. Bir şeyi yaparken diğerini yıkmak, kolaycı ve sonuçlarını düşünmeden atılan adımların sadece yapılan bir hatanın bir başka tekrarı niteliğinde olacaktır. 'Ben yaptım oldu' anlayışının dönemi artık bitmiştir!”

Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış.

ÖNEMLİ UYARI

İçeriğinde, habere konu olan kişiler, üçüncü kişiler ve haber sahipleri hakkında tehdit, küfür, hakaret, karalayıcı ve maksadını aşan yorumların yayınına izin verilmez. Bu tür yorumlarda bulunanlar için Türk Ceza Kanunu'nun 125. ve 126 maddelerinin ilgili hükümlerine göre ceza davası açılabilir. İçeriğinde bu unsurları barındıran yayınına izin verilmiş ya verilmemiş yorumlar, yorumun gönderildiği IP adresleri ile birlikte, gerektiğinde, ilgili adli ve idari makamlar veya birimler tarafından talep edildiğinde yasa hükümleri gereği söz konusu makamlar ya da idari birimlere iletilir. Okurlara ait bu tür yorumlarda kuruluşumuz mesuliyet ve yasal sorumluluk kabul etmez. Yorumlarınızda bu noktaya hassasiyet gösterdiğiniz için teşekkür ederiz.

Yorum Yaz